Sık Kullanılanlara Ekle
Anasayfam Yap



V.U.K. Mükerrer 355. Maddeye Danıştay Dur Demiştir PDF Yazdır E-posta
Salı, 27 Nisan 2010 14:46

Danıştay 7. Dairesinin 13.11.2007, E: 2005/1204, K: 2007/4633 kararında ise: “Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının, “Vergi Ödevi”, başlıklı 73’üncü maddesinin 1’inci fıkrasında, herkesin kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlü olduğu belirtilmek suretiyle, vergi ödeme yükümlülüğünün, Anayasal bir görev olduğu hükme bağlanmıştır. Modern toplumlarda, söz konusu yükümlülük, ortak yaşamın gerektirdiği bir takım giderlerin paylaşılması gerektiği bilinciyle birlikte, aynı zamanda; bir hak olarak kabul edilmektedir.

Mevcut Türk Hukuk sisteminde, kişilerin bir takım haklarının kısıtlanması veya belli ödevlerinin yerine getirilmesinin, hak kaybına yol açacak şekilde bazı şekil şartlarına bağlanmasını öngören düzenlemeler, Anayasanın belirlediği sınırlar dahilinde, ancak, yasalarla yapılabilmektedir.

Bu sebeple; kanuni zorunluluktan kaynaklanan bir yükümlülüğün ve kanuni ödevlerin yerine getirilmesinin, kanuni müeyyidelere katlanılması sonucunu doğuracak şekilde, belirli şartlara bağlanması yolundaki bir düzenlemenin tebliğ ile yapılması söz konusu olamaz. Aksı düşüncenin, yani, Anayasanın belirlediği sınırlar dahilinde kanunla düzenlenmesi gereken bir konunun tebliğ ile düzenlenmesinin, kuvvetler ayrılığı rejimine ters düşeceği gibi, fonksiyon gaspına yol açacağı kuşkusuzdur.

 

 

T.C.
ANKARA
5. VERGİ MAHKEMESİ
ESAS NO : 2008/1599
KARAR NO : 2008/2350
DAVACI__________ : ………….
DAVALI__________ : …….VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ ANKARA
DAVANIN ÖZETİ____: Davacının 2008/2 dönemi gelir geçici vergi beyannamesinin elektronik ortamda yasal süresi içinde verilmediği gerekçesiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük ve aynı Kanun'un 352/1-1 maddesi uyarınca kesilen usulsüzlük cezasının; tek fiile iki ayrı ceza kesilmesinin kanuna aykırı olduğu, 213 sayılı Kanun'un 355. maddesine göre ceza kesilebilmesi için ceza kesileceği yönünde mükellefe bilgi verilmesi gerektiği ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ : Davacının yasal süresi içinde, yasa ile belirlenen usul ve şekilde elektronik ortamda beyanname verme zorunluluğuna uymadığı gerekçesiyle kesilen dava konusu cezalarda hukuka aykırılık olmadığı, ayrıca davacının kesilen usulsüzlük cezasını Vergi Usul Kanunu'nun 376. maddesi uyarınca ödeyerek indirim hakkından faydalandığı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Ankara 5. Vergi Mahkemesi Hakimliği'nce gereği düşünüldü: Dava, davacının 2008/2 dönemi gelir geçici vergi beyannamesinin elektronik ortamda yasal süresi içinde verilmediği gerekçesiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük ve aynı Kanun'un 352/1-1 maddesi uyarınca kesilen usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle açılmıştır.

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 257. maddesinin 4. fıkrasında; Vergi Usul Kanunu'nun 149. maddesine göre devamlı bilgi vermek zorunda olanlardan istenilen bilgiler ile vergi beyannameleri ve bildirimlerin, şifre, elektronik imza veya diğer güvenlik araçları konulmak suretiyle internet de dahil olmak üzere her türlü elektronik bilgi iletişim araç ve ortamında verilmesi, beyanname ve bildirimlerin yetki verilmiş gerçek veya tüzel kişiler aracı kılınarak gönderilmesi hususlarında izin vermeye veya zorunluluk getirmeye, beyanname, bildirim veya bilgi çeşitleri, mükellef grupları ve faaliyet konulan itibariyle ayrı ayrı uygulatmaya Maliye Bakanlığı'nın yetkili olduğu; mükerrer 355. maddesinde ise, bu Kanunun 86, 148, 149, 150, 256 ve 257. maddelerinde yer alan zorunluluklar ile mükerrer 257. madde uyarınca getirilen zorunluluklara uymayan (Kamu idare ve müesseselerinde bilgi verme görevini yerine getirmeyen yöneticiler dahil) birinci sınıf tüccarlar ile serbest meslek erbabı hakkında 100.000.000 (1.390,OO.YTL) lira özel usulsüzlük cezası kesileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında, bu hükmün uygulanması için, bilgi ve ibraz ödevinin yerine getirilmesiyle ilgili olarak yapılacak tebliğlerde bilginin verilmesi için tayin olunan sürede cevap verilmemesi, eksik veya yanıltıcı bilgi verilmesi veya defter ve belge ibrazı için tayin olunan süre ile defter ve belgelerin süresinde ibraz edilmemesi durumunda haklarında Kanunun ceza hükümlerinin uygulanması cihetine gidileceğinin ilgililere yazılı olarak bildirilmesinin şart olduğu hükme bağlanmıştır.

Bu hükmün uygulanması için, bilgi ve ibraz ödevinin yerine getirilmesiyle ilgili olarak yapılacak tebliğlerde; bilginin verilmesi için tayin olunan süre içerisinde yerine getirilmemesi, ayrıca eksik veya yanıltıcı bilgi verilmesi halinde ceza hükümlerinin uygulanacağının ilgililere belirtilmesi gerekmektedir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 352/1-1. maddesinde; vergi ve harç beyannamelerinin süresinde verilmemiş olması halinde birinci derece usulsüzlük cezası kesileceği hükmü yer almıştır.

Dosyanın incelenmesinden; davacının 2008/2 dönem gelir geçici vergi beyannamesinin elektronik ortamda yasal süresi içinde verilmediği gerekçesiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük ve aynı Kanun'un 352/1-1 maddesi uyarınca, usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Yukarıda anılan mükerrer 355. madde gereğince, davacıya bilgi ve ibraz ödevinin yerine getirilmesiyle ilgili olarak yapılacak tebligat üzerine söz konusu beyannamenin belirlenen süre içinde verilmemesi halinde özel usulsüzlük cezası kesilmesi gerekirken bu hususa uyulmaksızın davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık görülmemiştir.

Diğer taraftan, davacının ilgili dönem beyannamesini kanuni süresi geçtikten sonra verdiği ihtilafsız olduğuna göre kesilen usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına, usulsüzlük cezasının onanmasına, aşağıda dökümü yapılan 41,00 Y TL yargılama giderinden haklılık oranı dikkate alınarak, 10,00 YTL'nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, kalan 31,00 YTL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, reddedilen tutar üzerinden hesaplanan nispi karar harcı maktu tutarın altında kaldığından 14,00 YTL maktu karar harcının davacıdan tahsiline, artan posta ücretinin istemi halinde davacıya iadesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren otuz (30) gün içinde Ankara Bölge İdare Mahkemesi nezdinde itiraz yolu açık olmak üzere, 29.12.2008 gününde karar verildi.

 

 

bottom